Sevgili okurlar, Cepi ekibi olarak bugün “Kuduz aşısının tüm dozları yapılmazsa ne olur” konusunu sizlerle paylaşmaktan heyecan duyuyoruz.
Kuduz Aşısının Tüm Dozları Yapılmazsa Ne Olur? Bir Geceyle Değişen Hayatım
O Gün Kayseri’nin Soğuk Sokaklarında Başlayan Korku
Kayseri’de yaşadığım 25 yıllık hayatım boyunca birçok şeyi günlüğüme yazdım. Mutluluklarımı, kırgınlıklarımı, küçük başarılarımı, hatta bazen kimseye anlatamadığım korkularımı bile… Ama geçen kış yazdığım bir sayfa, diğerlerinden çok farklıydı. Çünkü o sayfada sadece yaşadığım bir olayı değil, ölümle yaşam arasındaki ince çizgide hissettiğim çaresizliği ve sonrasında gelen umudu anlattım.
O gün hava oldukça soğuktu. Kayseri’nin keskin ayazı sokaklarda hissediliyordu. Akşam üzeri eve dönerken apartmanın yakınında yaralı bir kedi gördüm. Hayvanın korkmuş gözlerine baktığımda içimde büyük bir acı hissettim. Onu orada bırakmak bana imkânsız geldi. Her zaman canlılara karşı hassas olmuşumdur. Bazen bu hassasiyetimin beni zor durumda bıraktığını düşünsem de o an başka bir şey düşünemedim.
Kediyi sakinleştirmeye çalışırken küçük bir tırmalama yaşandı. Çok derin değildi. O an sadece canımın biraz yandığını hissettim. Açıkçası ilk birkaç dakika boyunca bunu büyük bir tehlike olarak görmedim. “Bir çizik sadece” diye düşündüm.
Ama eve geldiğimde içimde garip bir huzursuzluk başladı.
Günlüğüme Yazdığım İlk Cümle: “Ya Bir Şey Olursa?”
O gece odamda oturup günlüğümü açtım. Kalemimi elime aldığımda uzun süre hiçbir şey yazamadım. İçimde hem korku hem de kendime kızgınlık vardı.
Sonunda şu cümleyi yazdım:
“Bugün küçük sandığım bir olay, içimde büyük bir korkuya dönüştü.”
Kuduz kelimesi aklıma geldiğinde içim ürperdi. Çünkü kuduz, belirtiler ortaya çıktıktan sonra çok ciddi sonuçlara yol açabilen bir hastalık. Bu yüzden şüpheli bir hayvan teması sonrası zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmak gerektiğini biliyordum.
Ertesi gün hastaneye gittim. Doktor yaşadığım olayı dikkatle dinledi. Bana kuduz riskine karşı aşı programının önemini anlattı. O an içimde hem rahatlama hem de tedirginlik vardı. Bir yandan gerekli adımı attığım için mutluydum, diğer yandan önümde tamamlamam gereken bir süreç olduğunu düşünmek beni biraz korkutuyordu.
Kuduz aşısı tek bir iğneden ibaret değildi. Risk durumuna göre belirlenen takvim doğrultusunda birkaç doz halinde uygulanıyordu. Doktor özellikle tüm dozların zamanında yapılmasının önemini vurguladı.
O an bunun ne kadar önemli olduğunu tam olarak anlayamamıştım.
Kuduz Aşısının Tüm Dozları Yapılmazsa Ne Olur?
Günler geçtikçe kendimi daha iyi hissetmeye başladım. İlk dozları yaptırdıktan sonra içimdeki korku azaldı. Ancak hayatın yoğunluğu bazen insanı dikkatsiz yapabiliyor.
İşte en büyük hatam da burada başladı.
Bir süre sonra günlük işlerim, yoğunluğum ve başka sorunlarım arasında aşı takvimini ikinci plana atmaya başladım. Bir doz için hastaneye gitmem gereken günü neredeyse unutuyordum. Telefonuma hatırlatma kurmuş olsam da içimde “Bir doz gecikse ne olacak ki?” düşüncesi belirmeye başlamıştı.
Bu düşünce beni şimdi bile rahatsız ediyor.
Çünkü kuduz aşısında amaç, bağışıklık sisteminin hastalığa karşı yeterli koruma oluşturmasını sağlamaktır. Tüm dozların doktorun önerdiği şekilde tamamlanmaması, koruyuculuğun yeterli seviyeye ulaşmaması riskini artırabilir. Özellikle kuduz gibi ciddi sonuçları olabilecek bir hastalıkta aşı takvimini yarıda bırakmak doğru bir yaklaşım değildir.
O gün hastaneye tekrar gittiğimde doktorun söyledikleri beni derinden etkiledi.
“Başladığınız koruma sürecini tamamlamak çok önemli.”
Bu cümle basit görünüyordu ama benim için büyük bir anlam taşıyordu.
Kendi Kendime Kızdığım O Akşam
Eve döndüğümde yine günlüğümü açtım. Bu kez yazarken elim daha ağırdı.
Kendime kızgındım.
Çünkü başta ne kadar korktuğumu hatırlıyordum. Gece boyunca internette araştırmalar yapmış, kötü ihtimalleri düşünmüş, ailemin üzülmesini hayal edip gözlerim dolmuştu. Sonra işler biraz yoluna girince aynı konuyu önemsememeye başlamıştım.
İnsan bazen tehlike uzaklaşınca yaşadığı korkuyu unutabiliyor.
Ama sağlık konusunda bazı şeyleri ertelemek, sadece birkaç dakikalık bir ihmal gibi görünse de büyük sonuçlara yol açabilir. O gece bunu çok daha iyi anladım.
Günlüğüme şunu yazdım:
“Bazen hayat bizi büyük olaylarla değil, küçük ihmallerle sınar.”
Ailemle Paylaştığım Korku
Başlarda yaşadığım endişeyi aileme tam anlatmamıştım. Onları üzmek istemiyordum. Fakat aşı sürecini tamamlamam gerektiğini ve yaşadığım korkuyu anneme anlattığımda gözlerindeki endişeyi gördüm.
Annem sessizce elimi tuttu.
“Önemli olan şimdi dikkat etmen” dedi.
O an içimde büyük bir rahatlama hissettim. Çünkü bazen insan korkularını tek başına taşımaya çalışıyor. Oysa paylaşınca yük biraz olsun hafifliyor.
Ben de kendime bir söz verdim. Bundan sonra sağlığımı ilgilendiren konularda “nasıl olsa geçti” demeyecektim.
Kuduz Aşısında Düzenli Olmanın Önemi
Bu yaşadığım olay bana önemli bir ders verdi. Kuduz şüphesi bulunan bir temas sonrası yapılan aşılar, kişinin korunması için büyük önem taşır. Ancak yalnızca ilk dozu yaptırmak yeterli olmayabilir. Doktorun belirlediği aşı takvimine uymak gerekir.
Kuduz aşısının tüm dozları yapılmazsa kişinin yeterli bağışıklık kazanamama ihtimali olabilir. Bu nedenle eksik kalan dozlar mutlaka sağlık uzmanıyla görüşülerek tamamlanmalıdır.
Kendi kendine “Artık gerek yok” diye karar vermek doğru değildir. Çünkü her insanın yaşadığı temas, risk durumu ve sağlık süreci farklı olabilir.
Ben bunu yaşadığım korkuyla öğrendim.
Bugün O Sayfaya Baktığımda
Aylar sonra eski günlüğümü açtığımda o sayfayı tekrar okudum. İlk yazdığım korku dolu cümleleri görünce duygulandım.
O günkü ben çok endişeliydi.
Ama aynı zamanda çözüm arayan, yardım isteyen ve doğru adımı atmaya çalışan biriydi.
Şimdi geriye dönüp baktığımda yaşadığım olayın bana sadece kuduz aşısının önemini değil, hayatın ne kadar değerli olduğunu da hatırlattığını düşünüyorum.
Bazen küçük gördüğümüz bir olay, bize büyük dersler verebilir.
İçimde Kalan Son Duygu: Şükür
Bugün Kayseri’de yine aynı sokaklardan geçiyorum. O kediyi gördüğüm günü hatırlıyorum. İçimde artık korkudan çok farklı bir duygu var.
Şükür.
Çünkü zamanında harekete geçtim. Çünkü doktorların önerilerini dinledim. Çünkü yarım bırakmanın ne kadar riskli olabileceğini anladım.
Kuduz aşısının tüm dozlarını tamamlamak sadece bir sağlık prosedürü değil, kendimize verdiğimiz değerin bir göstergesi.
Ben o gün bunu öğrendim.
Ve günlüğümün son sayfasına şu cümleyi yazdım:
“Hayat bazen küçücük bir çizikle bizi durdurur, düşündürür ve kendimize daha iyi bakmayı öğretir.”